|
Aslında Kızkalesi’nde bir değil iki kale bulunuyor. Karadan 200 m. açıktaki kalenin
(Kızkalesi) yanısıra, denize uzanan bir burun üzerinde bir diğeri (Korykos Kalesi)
konumlanmış. Her iki kale de 12. yüzyıl başında Rubeniyan sülalesinden gelen Ermeni
kralları tarafından Korykos kentini korumak için yaptırılmış. Korykos Kalesi ve
Kızkalesi geceleri ışıklandırılıyor ve çok güzel bir görüntü oluşturuyor. Her
iki kale de çok iyi durumda.
Korykos kent kalıntıları, Korykos Kalesinin kuzeydoğusuna doğru geniş bir alana
yayılıyor. Kalenin hemen yanından geçen karayolu, kalıntıları ikiye bölüyor.
Korykos kentinin kuruluşu ile ilgili somut bilgi yok. Suriye kralı III. Antiokhos M.Ö.
197’de Akdeniz limanlarını ele geçirdiğinde Korykos ismine rastlanıyor. Roma
döneminde Korykos işlek bir limanmış. İmparator Hadrianus kenti ziyaret etmiş ve bir
heykeli dikilmiş. M.S. IV. yüzyıldan itibaren de Hristiyanlık yayılmış. Korykos
1448’de Karaman Sultan’ı İbrahim Bey tarafından alınmış, 1482’de ise Osmanlı
egemenliğine girmiş.
Korkykos kalesi’nden Mersin yönöne ilerlendiğinde karayolunun solunda kalan
kalıntılar arasında en önemlileri, çok sayıdaki kaya mezarı, Ayaş kenti yönünde
sıralanan Monastic Kilise, Justinianus dönemine tarihlenen Mezarlık Kilisesi, üzerinde işlerle süslü mermer blokları gözalıcı olan Bazilika ve şehrin merkezindeki 5x20
m ebatlarındaki katedral (MS 5. yy.) sayılabilir.
|